Bir ülkede kurumları çürütmek, toplumu çökertmek isterseniz, ödül-ceza sistemini tersine uygulayın. Başarılı, çalışkan olanlara ödül vermeyin, aksine cezalandırın. Liyakatsiz, kural tanımazlara ise bol bol ödül verin. Her alanda yıkıcı etkilerini vakit geçmeden görürsünüz.🌿🏺
🌿 "Ülkemiz ve Biz"de ayda bir online yaptığımız "Çay Sohbeti"nin Mart buluşması 10 Mart Salı 21.30'da. Bu ayki konumuz: Toplumsal Yalnızlık Siz de bu güzel çay sohbetine katılmak isterseniz [email protected]'a mesaj atın; davet linki gönderelim. ☕
"Dostum Trump"! Hey gidi dünya hey. Ne oldum değil, ne olacağım demeli. Platon'un, Aristoteles'in, Farabi'nin, İbn Sina'nın, Thomas More'un, Erasmus'un, Rousseau'nun, Kant'ın ve nice başka kıymetli insanların ısrarla vurguladığı gibi bilge, hikmet ehli olmayı amaçlamalı insan.
Atatürk'ün ve milli şairimiz Mehmet Akif'in tırnağı olamayacak sahte milliyetçilere ve canım ülkemizi 70 yıldır ABD güdümünde tutan, dili Kur'an, peygamber, kalbi Yezid diye atan riyakârlara bir soru: Bir İspanya başbakanı Pedro Sanchez'imiz ve bir İrene Montero'muz var mı?
Toplum olarak bizler konuşmuyoruz; içi boş, anlamsız sesler çıkarıyoruz. Bu, söylenenin her zaman kıymetsiz olduğu anlamına gelmiyor. Duyan, dinleyen olmayınca, en kıymetli söz dahi hiç oluyor. Söz ve fiilde kötülüğe, olumsuzluğa itibar ediyoruz ve kendi gürültümüzde boğuluyoruz.

